Yaşam

Kekemelik Nedir? Kekelemekten Korkma

 

Kekemelik, konuşmanın akıcılığı ve ritmi ile ilgili bir iletişim bozukluğudur. Bazı ailelerde gerilim düzeylerinin yüksek olması ve ortak bir özellik şeklinde bu gerilimin nefes borusu ve ses tellerine iletilmesi ile ilişkili olabildiği ya da beyindeki konuşma merkezi ile ilişkisi olduğu yönünde düşünceler bulunmaktadır. Anne-babada obsesif-kompulsif kişilik yapısının varlığına da bu bozuklukta işaret edilmiştir. Çocuklukta yaşanan endişe, gerilim ve korkuların da etkilerinin olduğu düşünülmektedir. Bir görüşe göre kişinin çözümleyemediği ve bilinçaltına doğru bastırdığı ruhsal çatışma, korku ya da isteklerinin sonucunda oluşan nevrozların bir görünümü olarak düşünülmüştür. Hastaların % 40-60 kadarında ailelerinde kekemelik öyküsüne rastlanmıştır.

Erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülen bu durum oldukça can sıkıcı ve yorucu olabiliyor. Genel olarak erkek çocukların kızlara göre daha karmaşık düzeyde kekelemelerinin olup, daha çok kekeleyerek, daha az karşılarındakilerle göz göze gelmeye çalıştığı, iletişim kurmaktan kaçındıkları, dolayısıyla tedavilerinin de daha uzun sürdüğü belirlenmiştir

 

KEKEMELİK ŞU DURUMLARDA BELİRGİNLEŞEBİLİR :

  • Yabancıların bulunduğu, kalabalık ortamlar, bir otorite konumundaki kişinin karşısında
  • Birinden bir şey istemek
  • Beklenmedik bir durumla hazırlıksız bir şekilde karşılaşma
  • Bir otorite konumundaki kişinin karşısında
  • Yeni tanıştığı biriyle sohbet durumunda
  • Ani duygu değişimleri esnasında
  • Bir soru sorulduğu zaman yanıt verileceği sırada

Söyleyemedikleri bir sözcüğün yerine hemen bir eş anlamlısını getirerek cümleyi tamamlamaya çalışırlar. Adları sorulduğunda yanıtlamakta güçlük çekebilirler. Bu nedenle bu isleri yakınlarındakilere bırakırlar. Öğrenciler bu nedenle arka sıralarda oturmaya çalışır, parmak kaldırmaz, konuşmalarda dinleyici olmayı yeğler, yoklamalar alınırken geç yanıt verirler, ya da el kaldırarak kaçınma davranışı gösterirler. Daha çok mimikleriyle yanıt vermeye eğilimlidirler. Yeni bir şey söylemek ya da istemek yerine başkaları ile ayni fikirde olduklarını ya da ayni şeyi istediklerini belirtirler. İstediklerini değil, söylemesi kolay olan şeyleri ısmarlarlar. Yoldaki bir görevliye, polise adres sormak için durduklarında ilk sesi çıkartmakta güçlük çekebilirler. Bu durumlarda konuşmayı kolaylaştırmak ve o sesi çıkarabilmek için el veya ayağı sallama, ayağı yere vurma, bas ve boyun hareketleri, göz , kas ve dudak hareketleri gibi tikler eslik edebilir.

 

PEKİ TEDAVİSİ VAR MIDIR ?

Ben 21 yaşındayım. Ve kendimi bildim bileli kekeliyorum. Kimi zaman çok kimi zaman az. Fakat kesin bir şey var ve ben kekeliyorum.

Kekemeliğin herhangi bir ilacı veya ameliyatı yok. Kekemeliği olan bireylere dil ve konuşma terapistleri tarafından kekemelik terapisi uygulanıyor. Kekemelik terapisine genellikle kekemelik ortaya çıktıktan 3-6 ay sonra başlanıyor. Bazı durumlarda, özellikle ailede kekemelik geçmişi varsa ve çocuğun kekemeliği şiddetliyse terapilere hemen başlanması gerekebiliyor. Her bireyin düzelme oranı farklılık gösterse de bütün çocuklar ve yetişkinler terapiden fayda görüyor.

Tedavi sürecime başlamadan önce kendi çapımda kendime uyguladığım ilginç tedavi yöntemleri vardı.

Bunları şu şekilde sıralayabilirim:

 

  • Ağzıma çakıl taşı koyup konuşmaya çalıştım
  • Konuşacağım sırada ellerimi ayaklarımı yere vururdum. Kimi zaman parmaklarım ile sessizce ritim bile atıyordum.
  • Belirli bir ritimde konuşmaya çalıştım. ( Şarkı söyler gibi )
  • Her kelimden önce ilk harfleri uzatırdım.
  • Kafamı öne geri atar konuşurdum
  • HİÇ KONUŞMAZDIM

 

 

  Araştırmalar göstermiştir ki çocukluk döneminde kekelemenin geçici olarak ortaya çıkma nedeni çocuklardaki düşünme hızının konuşma hızından daha fazla olmasıdır. Kekeleyen çocuklar genelde düşünülenin tersine zekidir. Çocuklar hızlı düşündüğü için düşünme hızı önde konuşma hızı arkada kalır. Aile tarafından çocuğun konuşmasının düzeltilmesi için baskı yapılmaz ise kekemelik kendiliğinden de geçebilir Kekemeliğe sebep olan faktörler korku ve strestir. Ebeveynlerin beklentilerini yerine getiremeyen, baskı ve kontrol ruhuyla büyütülen bir çocukta da kekemelik ortaya çıkabilir.

 

Ailenin kekemelik karşısındaki davranışı önem taşıyor. Aile çocuğunda kekemelik davranışlarını gözlemlediğinde çocuğun endişesini arttıracak tutumlar sergilememeli. Ancak çocuğun kekemeliğini tamamen görmezden gelmek de doğru bir davranış değil. Çünkü çocuğun dünyasında anne ve baba zor zamanlarında yanında olan, ona yardımcı olan kişilerdir ve kekeleme anlarında da çocuk zor bir durumun içerisindedir. Aile çocuğa karşı davranışlarını dil ve konuşma terapistinden danışmanlık alarak düzenlemelidir. Terapinin aşamasına bağlı olarak ailenin çocuğa karşı tutumları değişiklik gösterebiliyor.

 

Düzgün konuşması yönünde ısrarlı şekilde telkinde bulunmak, çocuğun sözünü yarıda kesip cümlesini tamamlamak çocuk üzerinde bir baskı ve heyecan oluşturacak ve daha çok kekelemesine neden olacaktır.  “Kekeme” terimi çocuğun duyabileceği ortamlarda vurgulanmamalıdır. Sabırlı olmanız, çocuğunuzu konuşurken dinlemeniz ve düzgün konuşmanızla çocuk için rol model olabilirsiniz. Konuşması sırasında kekeme çocuklar göz teması kurmaktan kaçınabilirler, ancak siz yine de çocuğunuz ile göz teması kurmaya çalışın ve konuşurken dudaklarına bakmayın.”

 

Belki bunu okuyan değerli okuyucularımın arasında benimle aynı durumda olanlar vardır.

Kekeme olabilirsiniz. Konuşmaktan korkuyor olabilirsiniz ama unutmayın:

Hayatınızın sizin ellerinizde. İnsanların ne dediği sizin için önemli olmamalı. Hayatınızı yaşayan sizsiniz. Konuşmanıza odaklanmayın. Sadece söylemek istediklerini söyleyiverin dostlarım.

 

Kekemelik bir hastalık değildir.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunan Yazarlar

Birden fazla kategori barındıran güncel içerikli internet bloğu. Bilim ve Teknoloji Girişimcilik Kültür ve Sanat Filmler ve diziler Yaşam Spor Oyun
To Top