Bilim ve Teknoloji

M.Ö. Astrotarih

Astronominin doğuşu tarih öncesine dayandığı düşünülmektedir. Güneş , ay yıldızlar ilk insanlar tarafından fark edip, takip etmişlerdir. Gökyüzünü takip etmeleri bilim ve gerçeği merak ettiklerinden dolayı değil, hayatlarını devam ettirebilmek ve kolaylaştırabilmek için doğa olaylarını takip etmeleri gerekmekteydi. Bu yüzden gökyüzünü izlemeye ve çıkarımlar çıkarmaya başladılar.

Astronominin tarihi Babiller ile başlandığı kabul edilir. Günümüz Fırat ile Dicle  arasında bulunan topraklarda ilk medeniyetlerden birini kuran Babillilerdir. Kayıtlara göre M.Ö. 2000 yıllarında çok sayıda yıldızın konum gözlemlerini yapmışlar, bunları kaydetmişlerdir. Sistemli gözlemler için gökyüzünü bölge bölge ayırmışlar, her bölgeye hayvan veya eşya isimlerini vermişler. Bugünkü takım yıldızlarının yarısını bulmuşlardır.

Merkür ve Venüs’ü de izlemişler. Venüs’ün evreler gösterdiğini gözlemişler. Venüs çıplak gözle gözlenememektedir. Bu da oluyor ki 1600 yıllarda Venüs’ü  ilk teleskopla gözlemleyen galile olmamış oluyor. Mercekler yardımıyla  teleskop benzeri bir şey yaptıkları  düşünülüyor. M.Ö. 5. ve 6. yy’da astronomide zirveye ulaşıyorlar. Güneş ve Ay tutulmalarını sistematik bir şekilde izliyorlar. Saros dönemi denilen 18 ay 10 gün süren süreyi saptıyorlar.  Babillilerin gözlemsel astronomiye en önemli katkıları ise M.Ö. 380 yılında tamamlanıp kayda geçirilen Ay’ın konumlarına ilişkin Kidinnu Çizelgeleri’dir. Bu çizelgeler Ay’ın yeni-Ay evresinden sonra ilk görülme zamanının hesabını da mümkün kıldığı için oldukça önemlidir.

 

Mısırlılara gelecek olursak;

Mısırlılar astronomide  çok fazla iyi değillerdi. Matematik ve mühendislikte iyi olduklarını yaptıkları piramitlerden anlıyoruz. Bunlar ile ilgili ortada ne kadar teori döndüğünü düşünmeden edemiyorum. Mısırlıların astronomi alanında en iyi oldukları şey takvim yapmaktı. Yaptıkları takvimlerin en çok Nil Nehri’nin taşma zamanlarını belirlemeye çalışıyordular çünkü Nil Nehri taştığı zaman tarım alanları mahvoluyordu.

Çin’de M.Ö.2300 tarihlerinde yapılmış; Ay, Güneş tutulmaları ve kuyruklu yıldız gözlemlerinin kayıtlarına rastlanmaktadır. M.Ö. 8 yy sonra yapılan astronomik gözlemlerin bilimsel değeri oldukça fazladır. Çinliler, tutulma, kuyruklu yıldız, meteor ve Güneş lekeleri gibi özel astronomik olayların gözlemlerinde oldukça beceri kazanmışlardı. Özellikle güneş lekeleri gözlemlerini nasıl yaptıkları hâlâ anlaşılmış değildir. Çünkü normal olarak güneş lekeleri bugün âletsiz gözlenememektedir. M.Ö. 100 yıllarda ayın evrelerini tahmin edebiliyorlardı. Eski Çinlilerde astronomi olaylarını yorumluyorlardı. Yerde gerçekleşen olaylar ile gök olaylarını bağdaştırıyorlardı.

 

 

Mayalılara gelecek olursak;

Biz mayaları dünyaca 2012 yılında duyduk. Maya takvimine 21 Aralık 2012 yılında dünyanın sonu geliyordu. Bu olay ile ilgili bir film bile çekildi. Mayaların astroloji tarihine gelecek olursak; elle tutulur en büyük başarısı M.Ö. 3379 yılında tam bir ay tutulmasının kaydı bulunmaktadır. Maya takvimleri o dönemde oldukça gelişmiştir her ne kadar kıyametin kopacağı tarihi tutturamasalar da .

 

Babilliler tarafından yapılan duyarlı ve uzun zaman aralıklarını kapsayan astronomik gözlemler eski Yunan astronomisinin temelini oluşturmuştur. Eski Yunanlılar ondan önce var olan uygarlıkların aksine olan olaylarla değil bu olayların neden oldukları ile ilgilenmişlerdir. Bu ilgilerinin sonucunda evreni modellemiş ve evrendeki yıldızları tanrılar ile ilişkilendirmişlerdir. Aslında günümüzde anlatılan mitolojik hikâyelerin temelinde de bu astronomi çalışmaları sırasında varılan bulgular olduğu varsayılmaktadır.

Eski yunan filozoflarının da bu konu ile ilgili birçok varsayımı olduğu görülür. Örneğin Tales yerkürenin uzayda yüzdüğünü ileri sürmüştür. Filozofların yanı sıra bu bilim için çalışmalar yapan iki okul da gözleme dayalı bilgiler üretmekteydi. Bu okulun öğreticileri olan filozoflar da birbirinden farklı görüşlere sahiptiler. Pisagor Dünyanın küre olduğunu savunurken Anaksagaras düz olduğunu iddia etmekteydi. Pisagor okulundan etkilenerek Pisagor’dan sonra okul kuran öğrencisi Planton’da gök cisimleri üzerinde çalışma yapmıştır.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunan Yazarlar

Birden fazla kategori barındıran güncel içerikli internet bloğu. Bilim ve Teknoloji Girişimcilik Kültür ve Sanat Filmler ve diziler Yaşam Spor Oyun
To Top