Kültür ve Sanat

Toplama Kampından Şili’ye Şeytanın Yolculuğu: Walter Rauff

Müttefik kuvvetlerin İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’yı yenmesinin ardından Avrupa, Adolf Hitler’in Nazi Almanyası’nın cellatları için güvensiz bir yere dönüşmüştü. Binlerce Nazi memuru, yüksek düzey parti yöneticileri, komutanlar ve işbirlikçiler Güney Amerika’ya, özellikle Arjantin, Şili ve Brezilya’ya iltica edebilmek için Atlantik üzerinden yola çıktı.

Walter Rauff

Özel bir canavar, eşine az rastlanır bir katil, zeki ve acımasızlıkta tavan yapmış bir kötülük abidesi Walter Rauff.
Askerlerinin enseye sıkıp öldürme olayından dolayı sinirlerinin bozulduğunu fark ettiğinden gaz odalarını düşünen ilk mucitlerden birisidir.Tek derdi, öldürmede verimi maksimum almaktı.

Nazi Almanyasında SS Albayı idi. Ocak 1938’den beri Reinhard Heydrich’in yardımcısıydı, önce SS güvenlik servisi olan Sicherheitsdienst’e, daha sonra Reich Güvenlik Ana Ofisi RSHA’da, Himmler tarafından 1939 yılında Gestapo’yu gruplandıran bölüm olan SD ve Kripo’da yer aldı.

1958-1962 yılları arasında Batı Almanya’nın istihbarat servisleri Bundesnachrichtendienst için çalıştı. Santiago, Şili’deki cenaze törenine yüzlerce eski Naziler katıldı.

 

Nazi albayı Walter Rauff gaz odalarının oluşturulması ve savaş boyunca yaklaşık yüz bin kişinin öldürülmesinden sorumluydu. Son derece acımasız olma, ününe sahipti. Savaş sona erdiğinde müttefik orduları tarafında yakalandı ama tutulduğu kamptan kaçmayı başardı. Bir süre İtalya manastırlarından saklandı. 1948’de Suriye başkanına askeri danışmanlık yaptı. Ardından 1949’da İtalya üzerinden Ekvador’a kaçtı ve kendi ismiyle Şili’ye yerleşti. Burada çalışırken Almanya’ya emeklilik maaşını göndermeleri için bir mektup yazdı ve Şili’deki adresini verdi. 1962’de Şili’de yakalandı ama mahkeme tarafından serbest bırakı. Şili diktatörü Augusto Pinochet, Batı Almanya’nın Rauff’un teslim edilmesi konusundaki çağrılarını ısrarla reddetti. Rauff, 1984’te Şili’de öldü. Cenazesi, Nazi propaganda törenine dönüşmüştü.

İşin garibi,Batı Almanya için Castro’nun Küba’daki faaliyetleri hakkında bilgi verip 70 bin mark almıştır. Bu ölümünden sonra gün yüzüne çıktı.Bu rezalet Batı Almanya için gerçek bir yüz karasıydı.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunan Yazarlar

Birden fazla kategori barındıran güncel içerikli internet bloğu. Bilim ve Teknoloji Girişimcilik Kültür ve Sanat Filmler ve diziler Yaşam Spor Oyun
To Top
%d blogcu bunu beğendi: