Genel

Yıl 1937-1938, Yer Dersim

Dersim hakkında kısaca bahsedecek olursak:

Şuan ki adıyla Tunceli, Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde yer alan bir ilimizdir. Osmanlı belgelerinde bölgedeki aşiretlerden genel olarak ‘Dirsimli’ veya ‘Dujik/Duşik’ aşiretleri olarak söz edilir. Dersim ismi kelimenin kökeninin kapı manasındaki “Der” ve gümüş manasındaki “sim” kelimelerinden oluşan Farsça kökenli olduğu kabul edilmektedir. Sonrasında Atatürk oraya Tunceli ismini vermiştir.

Osmanlı döneminde de fakir bir bölge ve asayiş olaylarının çok yaşandığı bir yer olarak bilinir. Kazım Karabekir 1908 tarihli raporunda Dersim’de ekilebilir arazilerin azlığından dem vurmuş, “ekilebilir arazilerin yetersizliğinden ötürü ahali diğer yerlerde olduğu gibi kendi ekip biçtikleriyle geçinemediğinden, zanaat ve ticaret de olmadığından tabiatın bu noksanını hırsızlık ve haydutlukla telafi yoluna gitmiştir” demektedir.

 

Peki 1937-1938 yıllarında ne oldu?

Cumhuriyetin yeni kurulduğu zamanlarda Koçgiri İsyanı yaşanmış ve o dönem o bölgede sıkı yönetim ilan edilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1936 tarihinde yaptığı TBMM konuşmasında Dersim’deki ağalık düzeni sorununu Türkiye’nin en önemli iç sorunu olarak tanımladı. Dersim’e yol, köprü, okul, kışla yapılacak, askerlik ve vergi işleri düzene konulacak, ağalık, derebeylik, şeyhlik kökünden kaldırılacak, zorbaların malları devlete geçecek, halka toprak, ziraat aletleri ve tohumluk verilecekti. Dersim’i haydut yatağı durumuna getirenler, Batı illerine nakledilecek, orada iskân edilip, namuslu, eğitilmiş vatandaşlar haline getirileceklerdi.

İsyan

1937 yılında Atatürk Singeç Köprüsü’nün açılışını yapmak üzere Dersim’e gelecekti. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı adlı bir teğmen’in komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlendi. Karakol yakıldı ve 33 askerin tümü öldürüldü. 

27 Mart 1937 tarihinde Dersim-Erzincan yolundaki bir köprü Haydaran ve Demanan aşiretleri tarafından yakılır. Diğer Türk Birlikleri ile bağlantı kurulmasın diye Dersimli gruplar tarafından bölgenin telefon hatları kesilir. Jandarma birliklerine pusu kurulur. Pax bucağı karakoluna baskın düzenlenir. Seyit Rıza bizzat Sin Karakolu’nun da basılması için asi milislere emir verir. Bölgedeki 9. Seyyar Jandarma Taburu’na da baskın düzenlenir. Birçok askeri birlik basılarak askerler öldürülür ve yaralanır. Asiler Mazgirt Köprüsü’nü yıkarlar.

Mayıs ayında Dersim ahalisinin üstüne uçaklardan bir bildiri dağıtıldı. Bildiriler Genelkurmay yayınına göre “Türkçe, Osmanlıca harflerle, mahalli lisanda” yazılmıştı: “Sizi ayaklandırmaya çalışan zavallıları Cumhuriyet hükümetine teslim ediniz veyahut onlar kendileri teslim olmalılar. Bu takdirde cümleniz masum kalacaksınız. Teslim edilenler veya kendiliğinden teslim olanlar dahi Cumhuriyetin adil muamelesinden başka hiçbir şey görmeyeceklerdir. Aksi takdirde, yani dediklerimizi yapmazsanız, her tarafınızı sarmış bulunuyoruz. Cumhuriyetin kahredici orduları tarafından mahvedileceksiniz.”

1937 yılında Devlet aşiretlerden silahlarını hükümete teslim etmesini talep etti. Bahar ayı boyunca dağ taş silah aranarak toplanmaya başlanmıştı. Askerler ise bir baskından endişe ediyordu. Nitekim Genelkurmay’a göre Hemen hemen her gün eşkıyanın şu veya bu karakola baskın yapacağı haberleri alınıyordu. Birkaç kez Elazığ’da bulunan uçak bölüğünce; eşkıyanın toplandığı yerler, özellikle bu ayaklanmayı görünürde perde arkasından yönettiği bilinen Seyit Rıza’nın evi ve civarı havadan bombalandı.

Nihayet 26 Nisan 1937 tarihinde sayısı 36 sabit jandarmadan ibaret olan Askisor karakolu, 100 kadar eşkıya tarafından kuşatıldı. Alınan diğer haberlerden de anlaşıldığına göre; bu gece eşkıyanın gruplar halinde Sin ve Kahmut bölgelerine baskın yapmaları bekleniyordu. Bir gün önce Uzuntarla bölgesinde toplandığı haber alınan eşkıya 26 Nisan gecesi 80 kişilik bir kuvvetle 9’uncu Seyyar Jandarma Taburu Süvari Bölüğü’ne taarruza başladı ve sabaha kadar eşkıya ile bölük arasında çok yakın mesafede ve çok şiddetli müsademe devam etti. Bölük bu saldırıyı ancak iki mangası ile karşılayabilmişti.

Bu noktadan sonra devlet tüm gücüyle bölgeye girdi. Artık yok etme harekatından bahsediliyordu. Aynı tarihlerde Seyit Rıza da yardım için İngiliz Dış İşleri Bakanlığı’na başvuruyordu. “Dersim Generali” olarak Seyit Rıza’nın imzaladığı ve 1987 yılında ortaya çıkan mektupta Seyit Rıza yardım istese de bu yardımı bulamayacak ve mektubuna cevap tutuklandıktan sonra gelecekti.

Sonuç

17 Kasım tarihinde Mustafa Kemal Atatürk bölgeye giderek bir köprü açılışı yaptı. 15 -18 Kasım tarihleri arasında Seyit Rıza ve 6 kişi idam edildi.

 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunan Yazarlar

Birden fazla kategori barındıran güncel içerikli internet bloğu. Bilim ve Teknoloji Girişimcilik Kültür ve Sanat Filmler ve diziler Yaşam Spor Oyun
To Top
%d blogcu bunu beğendi: